Hayat Boyu Öğrenme
İnsan hayatı boyunca öğrenmeye ve kendini geliştirmeye devam eder. Hayat boyu öğrenme dediğimiz bu süreç; bireyin olduğu her yerde gerçekleşebilen; yer, zaman, yaş, eğitim düzeyi gibi her türlü kısıtlamayı ortadan kaldıran bir kavramdır. Albert Einstein ‘’ Öğrenmeyi bıraktığınızda, ölmeye başlarsınız.’’ sözü de insanın ‘’yaşam boyu öğrenme’’ kavramını da destekler niteliktedir. Peki hayat boyu öğrenme kavramı hangi temel ilkeleri barındırır? Bu temel dört ilke şöyledir: Bilmek için öğrenme, yapmak için öğrenme, olmak için öğrenme ve birlikte yaşamak için öğrenme. Bu dört temel ilkeyi hayatımızda uygulamaya başladığımızda kitaplardan öğrenmeye ve kendi deneyimlerimize ihtiyaç duyarız. Daha küçük yaşta toplum tarafından bireye dayatılan ve literatürde örgün eğitimle öğrenme ve yaygın eğitimle öğrenme süreçlerini oluşturan etkinlikler kitap üzerinde öğrendiğimiz teorik bilgileri kapsar. Ancak bireye sağlanan bu bilgi birikimi; bireyin kendi becerilerine ve yönelimlerine tam olarak cevap olacak nitelikte olmayabilir. Bahsedilen bu beceri ve yönelimleri ise ‘’doğal öğrenme’’ süreci tamamlar. Benim görüşüme göre; teorikte öğrendiğimiz bilgiler öğrenme süreci için yeterli değildir. Bireyin öğrenme süreci ancak bu teorik bilgileri kendince sentezleyerek deneyimlemesi sonucu sona erer. Bu yazımızda; öğrenme sürecinde, deneyimlerimizin kitaplardan edindiğimiz bilgilere göre hangi yönlerden daha ön plana çıktığını açıklayacağız.
İlk olarak; öğrenme dediğimiz olgu kalıcı bilgilere dayanır. Kitaplardan öğrendiğimiz bilgileri deneyimlememiz sonucu bilgi kalıcı hale gelir. Deneyimlenmemiş her bilgi unutulmaya mahkumdur ve öğrenilmiş sayılmaz. Ezberlenerek edinilen bilgi insan zihninde boş bilgi birikimi olarak tanımlanabilir. Zaten yıllardır kitaplarda yer edinen ve bireylere öğrenim süresi boyunca empoze edilen teorik bilgiler de bilim insanlarınca deneyimlenmiş bilgiler değil midir? Örneğin yerçekimi kanunu gibi herkesçe bilinen kavram Newton'un elma ile yaşadığı bir deneyim sonucu ortaya çıkmamış mıdır? Daha ilkokuldayken adını öğrendiğimiz Hazarfen Ahmet Çelebi'nin efsanelere konu olan Galata Kulesinden uçuş deneyimlerini yapmasının amacı’’ kanatlardaki dayanıklılık derecesi’’ gibi teorik bir bilginin sonucunu görmeye çalışmaktır. Buna ek olarak; yüzyıllardır insanoğlu için büyük bir merak konusu olan ‘’uzayda yaşam var mıdır?’’ sorusunun cevabı kitaplarda hala eksik ve belirsiz olmaya devam etmektedir. Gelişen teknoloji ile birlikte insanoğlunun zihnindeki bu boşluk, uzayda yapılan gözlem ve deneyimler sonucu giderilmeye çalışılmaktadır.
Son olarak; kitaplardan öğrenmek, kimileri için zaman almayan ve kolay ulaşılabilir bir eylem olsa da kendi düşünceme göre bunun tutarlı bir tarafı yoktur. Ayrıca kitaplardan bilgi edinirken bu sürece birilerini dahil edemediğimiz için süreç sıkıcı hale gelmektedir. Zaman tasarrufu bakımından kitaptan bilgi öğrenmenin daha ilgi çekici olduğunu savunanlar aslında öğrenmeyip ezberlemiş sayılırlar. Bazı hususlarda deneyimlemek zaman alsa da bilgi ezberlenmiş değil öğrenilmiş olur. Buna ek olarak, deneyimlerimize birilerini dahil edebildiğimiz için deneyimlerimiz daha eğlenceli ve unutulmaz bir anıya dönüşür. Bu anılar birey için iyi veya kötü anlamda deneyimler olsa da birey her deneyiminden bir ders çıkarır ve hayatını ona göre şekillendirir. Tıpkı bir bebeğin emekleme sürecinde düşe kalka yürümeyi öğrenmesi gibi bu deneyimler de öğrenme sürecinin büyük bir parçasını oluşturur.
Özetle,öğrenme denilen olgu ‘’beşikten mezara kadar’’ devam eden bir süreçtir. Bu süreç kitaplardan edinilen bilgiler ve bu bilgiler doğrultusunda yaşanan deneyimler sonucunda tamamlanır. İnsan yaşamının belli bir kısmını eğitim ve öğretim dönemi ve edinilen teorik bilgiler kapsasa da birey bu süreçte yeterliliğini ve becerilerini keşfedemeyebilir. Deneyimler ise bu noktada devreye girer ve bireyin kendi potansiyelinin farkına varmasını sağlar. Kitaplardan edinilen bilgiler de başkalarının zamanında yaşadığı deneyimleri ve onların kendi potansiyelleri hakkında bilgi edinmemizi sağlar. Deneyimlenmemiş ve kitap üzerinden ezberlenmiş her bilgi kalıcı olmamakla birlikte sıkıcı ve zaman israfıdır. Kısacası ‘’yaşam boyu öğrenme’’ sürecinde hiçbir insanın kitaplardan edindiği bilgi, tecrübelerinin ötesine geçemez.
Aslı Çalışkan
Yorumlayan Z'ler Gençlik Platformu Yazarı
Bizi İntagram,Twitter ve Linkedin üzerinden takip edebilirsiniz...

👏👏👏
YanıtlaSilYazar gibi pırıl pırıl bir yazı olmuş.
YanıtlaSilEline emeğine sağlık.
YanıtlaSilBu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
YanıtlaSil